İhsan'ın Bilmek Meselesi ve Yedinci Gün
Hulki Aktunç, İhsan Oktay Anar’ın 1995 tarihli ilk romanı Puslu Kıtalar Atlası’nın ön sözünde, yazarın böyle bir kitap yazabilmek için binlerce tarih kitabı okumuş olması gerektiğini öne sürmüştü. Hemen bütün edebiyat eleştirmenlerinin ve Anar müptelası okurlarının, yazarın kitaplarının filmlere aktarılması noktasında hemfikir oldukları üzere, yazarın bizlere yarattığı dünyanın yüksek çözünürlüklü pitoresk nitelikleri, bugün artık hiç kullanmadığımız, dahası aslında hiç öğrenmediğimiz Osmanlıca kelimelerle yazılmış olmasına rağmen okur tarafından anlaşılmasında zorluk yaratmayan efsunlu dili ve nihayet bizlere anlatmayı tercih ettiği post modern masalların istihzalarla dolu derin çekiciliği, bizce de bu entelektüel tarih bilgisinin eseri olsa gerektir. Öyle ki insan, neredeyse bütün kitaplarının özüne işlenmiş olan ve kendi adını verdiği karakterlerle izi sürülen (yer yer Prometheusçu ya da Foucaultcu anlamlara bürünebilen) bilmek istencini göz ardı edip, yapıtlarının salt kur...