İdeolojinin Yolları: Kesmek yok, Dönüştürmek var!
Şiirlerini Farsça kaleme alan ilk Osmanlı halifesi Yavuz Sultan, Şii Onikiciliği yol bellemiş, edebi dilde Etrak-i Bilidrak ’in Türkçesini seçen Safevi Devleti’nin kurucu hükümdarı Şah İsmail’in Anadolu’daki faaliyetlerinden ürkmüş, taassup ehli babasının izinde ve pek de uzun olmayan fakat nedense böyle bilinen Uzun Hasan’ın otağından kaçıp gelen İdris-i Bitlis’in mihmandarlığında ilerleyerek Anadolu Türkmenlerini katletmeyi iş bilmişti. Cesetlerin yekunu hakkında bilgiyi yine aynı mihmandarın Selimşahname ’sinden edinirken, Osmanlı’da Sünni taassubiyetin doğuşunun bu yıllara rastladığını da, Kürt aşiretlerinin Sultan Selim’e “Yavuz” beratını takmayı mümkün kılacak ölçüde Türkmen katlettiklerini de yine benzer kaynaklardan öğreniyoruz. Osmanlı mülkünün sahibi devletlülerin operatif anlamda “kullanışlı cellatları”nın, yeryüzünde Pax Ottomana’nın mürur-u zamana henüz uğramadığı yıllarda can verdikleri güç monarşisi, devletin modern bir aygıt olarak yeniden konfigüre edildiği Meşru...
Yorumlar
Yorum Gönder