Modern ile din arasındaki boşluk, kapitalizm ile İslam arasında etraflıca düşünülmemiştir. Halbuki Osmanlı modernleşmesinin tabii bir edimi olarak modernite ile dini uzlaştırmak gayesi, bugün kapitalizm ile İslam’ı uzlaştırma çabası olarak tevarüs etmiştir. Bu analojide farklı olan ise, modernitenin İslam medeniyetinin dolayımından geçerek doğmuş olması nedeniyle, Osmanlı entelijansiyasının kafasında beliren modernite-din uyumu, “İslam’ın aslına rücu etmesi” minvalinde değerlendirilerek eşyanın tabiatına uygun bulunurken, kapitalizm ve İslam arasında hep bir gerilim hattı olduğu varsayılmıştır. Çünkü kapitalizm, modernite içinde gelişmiş saf bir Batı kurumudur ve İslam’la karşılaşması hep negatif konotasyonları barındırmıştır. (Sömürge, işgal, savaş, yıkım vs.) Öyle ki, İslami burjuvazinin bencil, çıkarcı, açgözlü Homo Economicus’tan kendini ayırmaya çalışıp, yerine daha yerli, adaletli, çok malda gözü olmayan, toplumsal bağları gözeten bir Homo İslamicus kavramı icat etmeye çalışması...
Yorumlar
Yorum Gönder